Vaka Yazıları

Genç Bir Kedide İnfiltratif Odontojenik-Ameloblastik Fibroma Olgusu: Vaka Sunumu

Genç Bir Kedide İnfiltratif Odontojenik-Ameloblastik Fibroma Olgusu: Vaka Sunumu

Ameloblastik fibroma, dental papillaya benzeyen hücresel ektomezenkimal dokuya gömülü prolifere odontojenik epitelden oluşan odontojenik bir neoplazmdır. Ameloblastomlar genellikle yavaş büyür. Lokal veya infiltratif olabilirler. İnfiltratif neoplazmalar ise periferik osteoliz ve cerrahi rezeksiyondan sonra olası nüks ile sonuçlanırlar. İnfiltratif büyüme, nüksü önlemek için gerekli olan yaklaşımdan daha agresif bir cerrahi yaklaşımı gerektirir. Ameloblastomlu kediler, cins veya cinsiyet predispozisyonu olmaksızın yetişkin ve yaşlı kedilerde görülmektedir. Evcil hayvanlarda odontojenik tümörler nadir görülmekle birlikte kedilerde odontojenik ameloblastik fibroma sadece birkaç vakada bildirilmiştir. Bu sunum ile, 6 aylık genç bir kedide görülen ameloblastik fibroma olgusunun veteriner onkolojisi ve veteriner patolojisi bilimlerine katkıda bulunması hedeflenmiştir.
İntranazal Transmissible Venereal Tümör (TVT) Kombine Radyoterapi Ve Kemoterapi İle Sağaltım: Olgu Sunumu

İntranazal Transmissible Venereal Tümör (TVT) Kombine Radyoterapi Ve Kemoterapi İle Sağaltım: Olgu Sunumu

Köpeklerde transmissible venereal tümör (TVT), tümör hücrelerinin transplantasyonu sonucu bulaşan malign bir tümördür. En sık dişi ve erkek dış genital organlarda rastlanmakla birlikte ekstragenital lokalizasyon da bildirilmektedir. Çiftleşme hareketleri sırasında tümör hücrelerinin implantasyonu sonucu ağız mukozası, dudaklar, nazal boşluk, göz ve deri gibi bölgelerde oluşabildiği gibi daha az sıklıkla tonsiller, karaciğer, pankreas, dalak, akciğer, böbrek ve mezenterial lenf yumrularında da bildirilmiştir. Her iki cinsiyetten ve her yaştan köpekler etkilenebilir, ancak tümör genç ve cinsel olarak aktif köpeklerde daha sık görülür.
Miks Hücreli Diffuz Yayılımlı Folliküler Tip Alimental Lenfoma Tanılı Bir Kedinin CHOP Kemoterapi Protokolü İle Sağaltımı Olgusu

Miks Hücreli Diffuz Yayılımlı Folliküler Tip Alimental Lenfoma Tanılı Bir Kedinin CHOP Kemoterapi Protokolü İle Sağaltımı Olgusu

Lenfoma kedigiller arasında en sık görülen malignitedir ve gastrointestinal (GI) sistem bu hastalığın en yaygın yerleşim yeridir. Alimenter lenfoma üst veya alt GI yolunu, karaciğeri veya pankreası etkileyebilir ve neoplastik lenfositlerin infiltrasyonu ile karakterizedir. Genellikle düşük dereceli (lenfositik veya küçük hücreli), yüksek dereceli (lenfoblastik, immünoblastik veya büyük hücreli) ve orta dereceli olarak adlandırılan farklı derecelerde gastrointestinal lenfoma vardır. Gastrointestinal lenfoma genellikle yaşlı kedilerin hastalığıdır. Klinik belirtiler yaygın olarak kusma, diyare, anoreksi ve kilo kaybını içerir.
Nazal Skuamöz Hücreli Karsinoma Tanılı Bir Kedinin Stereotaktik Vücut Radyasyon İle Tedavisi: Olgu Sunumu

Nazal Skuamöz Hücreli Karsinoma Tanılı Bir Kedinin Stereotaktik Vücut Radyasyon İle Tedavisi: Olgu Sunumu

Nazal skuamöz hücreli karsinom (SHK), hücrelerin keratinositlere farklılaşma gösterdiği epidermal hücrelerin malign bir neoplazmıdır. Nazal planumun ultraviyole ışınlarına duyarlı olmasının bölgede SHK gelişimini tetiklediğine yönelik görüşler vardır. Tüm türlerde SHK'ler genç hayvanlarda ortaya çıkabilir, ancak insidans yaşla birlikte artar. SHK'nin en yüksek insidansı kedilerde 9 ila 14 yaştır.
Nazal B-Hücreli Lenfoma Tanılı Bir Kedinin Kombine Radyokemoterapi Ile Sağaltımı: Olgu Sunumu

Nazal B-Hücreli Lenfoma Tanılı Bir Kedinin Kombine Radyokemoterapi Ile Sağaltımı: Olgu Sunumu

Nazal lenfoma kedilerde en sık görülen nazal tümördür. Nazal lenfomalı kediler burun akıntısı, burun kanaması, dispne, yüz deformiteleri, anoreksi ve buftalmi dahil olmak üzere solunumla ilgili klinik belirtiler gösterirler. Nazal lenfoma tanısında histopatoloji ve ayrıca immunohistokimyasal yöntemler tanıda önemli bir rol oynamaktadır. Histopatolojik olarak, kedilerde nazal lenfoma genellikle yüksek derecelidir ve kedi nazal lenfoma vakalarının genellikle B hücreli lenfoma olduğu bildirilmiştir.
Apendiküler Osteosarkom Teşhisli Bir Köpekte Stereotaktik Radyoterapi Sağaltım: Olgu Sunumu

Apendiküler Osteosarkom Teşhisli Bir Köpekte Stereotaktik Radyoterapi Sağaltım: Olgu Sunumu

Osteosarkom, kötü huylu kemik tümörlerinin köpeklerde %85'i kedilerde ise yaklaşık %70'inden sorumludur. Köpeklerde osteosarkom görülme yaş aralığı geniş olmakla birlikte ortalama görülme yaşı 7’dir ve dev ırklarda daha sık geliştiği bildirilmektedir. Primer kitle küçük olduğunda tanı erken konulmuş gibi görünse bile, hızlı metastaz yapma karakteri nedeniyle sonuç neredeyse her zaman ölümcüldür. Klinik belirtiler lezyonun yerini yansıtır, topallık çoğu vakada en erken belirtidir.
Diagnostik İmmunohistokimya Ile Nazal T-Hücreli Lenfoma Tanılı Bir Kedide Klinik Onkolojisi Tedavi Yaklaşımı

Diagnostik İmmunohistokimya Ile Nazal T-Hücreli Lenfoma Tanılı Bir Kedide Klinik Onkolojisi Tedavi Yaklaşımı

Kedilerde nazal lenfoma sıklıkla görülmektedir. Hastalığın teşhis edilmesinde histopatoloji ve immunohistokimya tekniklerinin kullanılması ayırıcı tanı için önemlidir. Tedavi protokolünde cerrahi müdahalenin yanı sıra kombine kemoterapi ve radyoterapinin iyi sonuçlar verdiği bildirilmektedir.
Bir Köpekte Düşük Dereceli Mast Hücreli Tümörün Elektrokemoterapi Ile Sağaltımı: Olgu Sunumu

Bir Köpekte Düşük Dereceli Mast Hücreli Tümörün Elektrokemoterapi Ile Sağaltımı: Olgu Sunumu

Mast hücreli tümörler köpeklerde en sık teşhis edilen dermatolojik neoplazmalar arasındadır. Tüm deri tümörlerinin %7-21'ini ve tüm kutanöz malignitelerin %11-27'sini oluşturur. Bu tümörlerin lokal kontrolü zor olabilir ve cerrahi eksizyondan sonra nüks oranları %22 ile %54 arasında değişir. Elektrokemoterapi ise yüksek elektrik alan ve antikanser ilaçların bir kombinasyonudur. Tedavi temeli, hücre zarının elektroporasyonu veya elektrogeçirgenleştirilmesidir.
Yumuşak Doku Sarkomalı Bir Köpekte Bleomisin Ve Sisplatin Kombine Adjuvan Elektrokemoterapi Uygulaması

Yumuşak Doku Sarkomalı Bir Köpekte Bleomisin Ve Sisplatin Kombine Adjuvan Elektrokemoterapi Uygulaması

Köpeklerde yumuşak doku sarkoması, tüm deri kanserlerinin yaklaşık %15’ini temsil eder. Genellikle kötü huylu, komşu dokulara infiltre yumuşak veya sert kitle şeklinde ortaya çıkar. Bu nedenle olgularda konservatif cerrahi tedavisi yeterli olmamakla birlikte sıklıkla nüks olur. Metastaz hematojen ve lenfojen yolla olur. Elektrokemoterapi ise, elektriksel darbelerin etkinliğiyle hücre zarlarından kemoterapötik ilaç alımının artırılmasını sağlayan bir yöntemdir.
Multiple Kutanöz Histiyositomlu Bir Köpekte Lomustin Tedavisinin Kullanımı: Olgu Sunumu

Multiple Kutanöz Histiyositomlu Bir Köpekte Lomustin Tedavisinin Kullanımı: Olgu Sunumu

MKH köpeklerde nadir görülen, progresif bir hastalıktır. Geniş yaş aralığında ve farklı ırklarda gözlenen MKH ile ilgili çok az rapor bulunmaktadır. Mutipl, persiste ve tekrarlayan MKH sendromu, insanlarda izlenen LHH`ye ilgili olarak, LHH altında degerlendirilebilir. Bir çalışmada, histiyositik hücrelerin Langerhans hücrelerinden köken aldığı ortaya konuldu.
SOSYAL MEDYA
ADA VETERİNER ONKOLOJİ KLİNİĞİ Levent Mah. Sülün Sokak No: 14 1. Levent - Beşiktaş - İstanbul / TÜRKİYE 0212 324 67 32 - info@veterineronkoloji.com 7/24 hizmetinizdeyiz
Bu site Neta Website altyapısı ile hazırlanmıştır.
Daha iyi hizmet sunabilmek için web sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Web sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş sayılırsınız.
WhatsApp Destek